28 Şubat 2017 Salı

İSLAM MÜKEMMEL

islam, müslüman, suçlama, inanç,
...Eğer ben hata yaparsam beni suçla.
Dinimi değil...!

22 Şubat 2017 Çarşamba

ALLAH BİZE YETER...

güneş, kır, yaz, yaz mevsimi, sarı manzara, manzara
"Allah bize yeter, O ne güzel vekildir."
(Al-i İmran Suresi, 173)

20 Şubat 2017 Pazartesi

SENİN EVİNDE HİÇ EŞYA YOK MU...?

kütük, balta, ağaç, orman, karakalem çizim, çizim,
SENİN EVİNDE HİÇ EŞYA YOK MU...?

Bir gün Peygamber Efendimiz’in yanına fakir biri gelip yiyecek bir şeyler istedi. Allah Rasûlü (sav) ona:
“-Senin evinde hiç eşya yok mu?” diye sordu. O zât:
“-Bir kısmını üzerimize örtüp bir kısmını yere serdiğimiz bir çulumuz var. Bir de su kabımız.” dedi.
Rasûl-i Ekrem (sav):
“-Onları bana getir!” buyurdu.
Peygamber Efendimiz onları eline aldı ve etrafındakilere:
“-Bunları kim satın almak ister?” diye sordu.
Sahâbîlerden biri, onlara bir dirhem vereceğini söyledi. Rasûlullah (sav):
“-Artıran yok mu?” diye birkaç defa seslendi ve iki dirhem veren sahâbîye onları sattı. Parayı fakir sahâbîye uzatarak:
“-Bunun bir dirhemiyle âilene yiyecek al. Kalan parayla da bir balta satın alıp bana getir!” buyurdu.
Efendimiz, baltaya kendi elleriyle bir sap takıp:
“-Haydi, şimdi git; bununla odun kes ve sat! On beş gün çalış; ondan sonra yanıma gel!” buyurdu.
Bu sahâbî, on beş gün sonra Efendimiz’in yanına geldi. On dirhem kazanmış, bu parayla kendine ve âilesine elbise ve yiyecek almıştı. Rasûlullah (sav) buna çok sevindi ve şunları söyledi:
“-Dilencilik, kıyâmet günü yüzünde bir leke gibi görüneceğine, bu senin için daha hayırlı değil mi?” 

(KAYNAK: Ebû Dâvûd, Zekât, 26/1641; İbn-i Mâce, Ticârât, 25)

15 Şubat 2017 Çarşamba

HAKSIZLIĞA KARŞI DURUN

selahaddin eyyubi, kudüs, kudüs fatihi, cennetin krallığı, savaş, asker
"İman sahibi kişi asla haksızlığa sabredemez." (Selahaddin Eyyubi)

13 Şubat 2017 Pazartesi

ÖĞÜT

mevlevi, hz. mevlana, çölleşme, kuraklık,
"Sana ne öğüt vereyim; Sana çobanlık emretmişler, sen kurtluk ediyorsun... Sana bekçilik emretmişler, sen hırsızlık yapıyorsun... Allah seni sultan yaptı, sen şeytanın sözü ile hareket ediyorsun..."
(Hz. Mevlana)

1 Şubat 2017 Çarşamba

KÖRDÜĞÜM GİBİ...

kördüğüm, gül, urgan, halat, ip, gonca,
KÖRDÜĞÜM GİBİ...

Hz. Aişe, Peygamberimizle (sas) yeni evlenmişti.
Eşinin kendisini sevip sevmedigini merak etmekteydi,
ya da kendisini ne kadar ve nasıl sevdigini…
Hz. Aişe bu düşüncesini Peygamber Efendimizle (sas) konuşmadan edemedi.

“Ey Allah’ın Resulü (sas), beni seviyor musun?”
“Evet, Ya Aişe tabi seviyorum!”
Aişe dahasını da merak ediyordu acaba nasıl seviyordu? Hemen sordu:

“Beni nasıl seviyorsun?”

Peygamberimiz (sas) sevgi şeklini tanımladı eşine;
“Kördüğüm gibi”
bu cevap Hz. Aişe’yi cok sevindirdi, çünkü kördügüm açılamazdı.
Açılmayan, bitmeyen sırlı bir sevgi demekti.

Alacagı cevap onu çok mutlu ettigi için, Hz. Aişe sık sık sorardı:
“Ey Allah’in Resulü (sas), kördüğüm ne alemde?”

Peygamberimiz (sas), Hz. Aişe’yi memnun eden cevabı verirdi her defasında:
“İlk günkü gibi…”.